Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
simya
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Alşimi


Lisan : Arapça sīmiyā

Telaffuz : simya:

simyacı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Alşimist


simyacılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Simyacı olma durumu


sin
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Mezar

Örnek:

1. Sana ibret gerek ise / Gel göresin bu sinleri

1. Sana ibret gerek ise / Gel göresin bu sinleri


sin
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Yaş (I)

Örnek:

1. Hoş uyanık da olsam biz sindekileri artık erkekten saymazlar ya.

1. Hoş uyanık da olsam biz sindekileri artık erkekten saymazlar ya.


Lisan : Arapça sinn

sınaat
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Zanaat


Lisan : Arapça ṣināʿat

Telaffuz : sına:at

sinagog
Anlamı:

1. isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , isim , isim , din bilgisi , din bilgisi , Yahudilerin ibadet etmek için toplandıkları yer, havra


Lisan : Rumca

sınai
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Sanayi ile ilgili, endüstriyel


Lisan : Arapça ṣināʿī

Telaffuz : sına:i:

sınama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sınamak işi, deneme, tecrübe


sınamak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için birini, bir nesneyi veya bir düşünceyi yoklamak, denemek, tecrübe etmek

Örnek:

1. Büyük sanatçılar, arayışı önce kendi varlıklarında sınayıp dile getirdikleri için ister istemez mitleşirler.

1. Büyük sanatçılar, arayışı önce kendi varlıklarında sınayıp dile getirdikleri için ister istemez mitleşirler.

2. Bilgisini, yeteneğini, yeterliliğini veya niteliğini yoklamak, imtihan etmek


sinameki
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Baklagillerden, sıcak bölgelerde yetişen, birçok türü bulunan bir bitki (Cassia)

2. bitki bilimi , bitki bilimi , bitki bilimi , bitki bilimi , Bu bitkinin meyvesi

3. Bu bitkinin bazı türlerinden elde edilen, hekimlikte ishal yapıcı olarak kullanılan madde

4. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Mızmız, sevimsiz, başkalarıyla ilişki kurmayan kimse


Lisan : Arapça senā + mekkī

Telaffuz : sina:meki

sinameki gibi
Anlamı:

1. mızmız, sevimsiz, kimseyle ilişki kurmayan (kimse)


sınanabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sınanabilmek işi


sınanabilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Sınanma ihtimali veya imkânı bulunmak


şinanay
Anlamı:

1. ünlem , ünlem , halk ağzında , halk ağzında , ünlem , ünlem , halk ağzında , halk ağzında , Sevinç, mutluluk, hoşnutluk, kıvanç belirten bir söz

2. argo , argo , argo , argo , `Yok, kalmadı, tükendi` anlamında kullanılan bir söz

Örnek:

1. Onda para şinanay.

1. Onda para şinanay.

3. isim , isim , isim , isim , İdare lambası

4. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Cicili bicili

Örnek:

1. Ne güzel, şinanay basmalar.

1. Ne güzel, şinanay basmalar.


sınanış
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sınanma işi


sınanma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sınanmak işi


sınanmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Sınama işine konu olmak


Sinanpaşa
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri


Özel: Evet

Telaffuz : sina'npaşa

sinara
Anlamı:

1. isim , isim , denizcilik , denizcilik , isim , isim , denizcilik , denizcilik , Büyük zoka


Lisan : Rumca

Telaffuz : sina'ra

sinarit
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , İzmaritgillerden, Marmara ve Akdeniz'de yaşayan, pullu, eti beğenilen bir balık (Dentex vulgaris)


Lisan : Rumca

sınatma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Sınatmak işi


sınatmak fiil
Anlamı:

1. -e , -e , -i , -i , -e , -e , -i , -i , Sınama işini yaptırmak


sınav

İlgili Kelimeler:

yazılı sınav, ara sınav, bütünleme sınavı, eleme sınavı, engel sınavı, muafiyet sınavı, vize sınavı, yeterlik sınavı

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılan yoklama, imtihan, test

Örnek:

1. Annem, derslerine çalışıp eylülde sınavları başarması gerektiğini hatırlatıyordu.

1. Annem, derslerine çalışıp eylülde sınavları başarması gerektiğini hatırlatıyordu.

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Direnme, dayanışma, güç gerektiren, sonuçta bir deneyim kazandıran zor durum

Örnek:

1. Evliliğin ilk yılları bir sınavdır.

1. Evliliğin ilk yılları bir sınavdır.


şınav
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Yüzüstü yere uzanılıp eller omuz açıklığında yere dayalı bir biçimde, ayak parmakları üzerinde, bel ve dizler bükülmeden dirseklerin yukarı aşağı doğru indirilip kaldırılmasıyla yapılan bir beden hareketi


Lisan : İngilizce chin-up